chaotica

• 22/11/2007 - yerdeyim




kedinin yola fırladığı
fren ve gazın
aynı anda duyulduğu yerdeyim

tekerlek iziyle
habibin parmak izlerinin karıştığı
peşteki köpeğin öfkesinin dinmediği
kenardan havlamayı sürdürdüğü yerdeyim

balinanın denize dönmediği
fillerin özgürlüğü özlediği
kuşların yol değiştirdiği
karganın kabil'e habil'i
gömmeyi öğrettiği yerdeyim

her savaşın iz olduğu
izin kan olduğu
tek parça ölüme şükredildiği
hayattalığa ihanet bakıldığı yerdeyim

dünyam
düşlerim
çocukluğum
kan kaybediyor nicedir kalemim
.
.
.
yerdeyim

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/11/2007 - rahmet






bak yağmur...
.
.
.
.
.
.
.
.
.
ama....
.
.
.
.
.
.
.
.
.
tenine değmeden düşen damla
sakın rahmet olabilir sanma...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/11/2007 - singapur kaplumbağası hamdi

 

 

mahkûm hamdi'nin yemediğini öğrendim

gittim baktım


almayın dedim yemeği

acıkınca yer


ertesi gün yine aynı


yüz vermedim

bir hafta geçti

hamdi yutkunuyor

bir şey söyleyecek gibi bakıyor

gözleri bizi bırakın diyor

açım diyor


yemiyor


görüşme talep ettim

ipler elimde

hamdi'nin özgürlüğü cebimde


sorunun ne hamdi

bir duvar da sen örüyorsun çevrene


hamdi yutkunuyor

bir şey söyleyecek gibi bakıyor

açım diyor

gözleri bizi özgürleştir diyor


yemiyor


sen dedim sen

benim olduğum yeri özgür mü sanıyorsun

sen duvarın o tarafında

ben bu

hepimiz mecburiyetimize mahkûm


hamdi yutkunuyor

iki haftadır yemiyor


ben sizin de özgürlüğünüze açım diyor

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/11/2007 - su durgundu




su durgundu düşman durgun

felçli çocuğun park özlemini
içimde saygıyla büyüttüm

dolu gözlerle salıncak izleyip
güçlü olmak adına susarken
her eyvallahı
yüreğinde açılan yaraydı

farklı sırları susuyor
aynı düşleri kusuyorduk

karaktere harman gözyaşları biriktiriyor
tekerlekli sandalyesini itiyordum
içimdeki özlemin

felçli bir sır içimde
gözlerimden gün ışığını özleyen

sır suya akmamalıydı
çocuğunun ecelini öğrenmiş babanın gözleriydi su
ağlamak ayıp
dövünmek külliyen günah
su kıpırtısızdı

su için
düşman için
bu saatte sır taşınamazdı

su durgundu düşman durgun

sıkıntılıydı gün
doğuramıyordu güneşi
yıldızların kulağı kirişte
bir çığlık atsam
hepsi saklanacaktı sanki

"korkmayın" dedim "korkmayın"
sırrımı haykırıyorum yalnızca
bu yüzden duyduğunuz ses kurşun

bir sır ki tek düşman
değil artık durgun
yüzü saklı bir kadın
içimdeki tek vurgun...

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 22/11/2007 - yıldızlı silah




bir dil
annemin kullanmadığından
kardeş kullanır
ruhumun doğusunda

bir ayak
yalın çıplak
don
hiç yok

pahalı
elli yıldızlı bir silah
mehmedin
kardeşin kullandığından

çocuklar
onlar
Hades'in misket arkadaşları
başlarında misket yaraları

bir yangın geçer
ruhumun ortasından
gözyaşıyla sönmeyen

sağım solum barış
kimsenin kullanmadığından

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Hakkımda

kedileri, kadınları ve iyi şiirleri severim...

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:3
| Sonraki Sayfa